medyumdua.net - 2013

Havas İlmi

Havas İlmi
Havas ilmi olarak yaygın olarak bilinen; bazı sayı, harf, esma ve ayetlerin sırlarından faydalanılarak büyücülük yapılmasıdır. Ancak bu tanım Havas ilmi ile yapılan büyücülük için çok eksik kalan bir tanım olmaktadır çünkü bu şekilde kullanılan büyücülük ayetlerin ve esmaların sırlarının kullanılarak etkinin oluşturulması değil, evreni oluşturan galaksi ve Nebulaların düzeninden yıldız ve burçların işleyişine kadar çok geniş bir ilmi kapsamaktadır. Havas ilmi ile büyücülük yapılması esma ve ayetlerin bağlı olduğu tılsım ve ritüellerin yapılması kadar basit bir teknik olmayıp, birçok canlı ve cansız bağın oluşturduğu harflerinde zihinsel olarak büyünün içerisine katılmasıdır.

İnsanlık tarihi boyunca yüzyıllar boyunca Havas ilmi çeşitli topluluklar ve alimler tarafından yapılmış olmasına karşın, bu konu tüm insanlardan büyük bir titizlik ile saklanmıştır. Havas ilmi bu cemiyetler tarafından hayatlarının sırrı olarak korunmuş ve insanlara öğretilmemesi için büyük çaba harcanmıştır. Yüzyıllar öncesinden beri büyücülük için Havas ilmi ile uğraşan kişilerin bu sanatı başka insanlara öğretmemek için bu kadar gayret göstermesinde, bu durum ile altında kalınacak vebalden korkulmasının da büyük bir payı vardır. Havas ilmi kullanarak yapılan büyülerin etkili olabilmesi ve daha da önemlisi büyüyü yapan kişinin bazı etkilere maruz kalmaması için muazzam derecede dikkat edilmesi gereken bazı kaide ve yöntemler vardır. Hava ilmi ile büyü yapmak için uyulması gereken yöntemler ve yerine getirilmesi gereken kaidelerden bahsedilmeden önce, bu ilmin yıldızların ötesinden yani âlem-i semadan geldiğinin bilinmesi çok önemlidir. Havas ilmi; insanlar ve dünya dahi yaratılmadan önce ruhani dünyada cinler ve birçok farklı varlıklar tarafından kullanılan, gizli ve sıra dışı bilinen ve bilinmeyen uygulamaları kapsamaktadır.

İnsanların şuanda yaşamakta olduğu maddesel dünyada geçerli olarak kabul edilen tüm fiziksel oluşumlar ve yasalar, ruhani boyutun kanunları ve etkisi ile meydana gelmiştir. Havas ilmi ile uygulananlar öncelikle cinler ve melekler tarafından kullanılmış, daha son çok eski kadim kavimlere öğretilerek insanlığın kullanımına sunulmuştur. Antik medeniyetlerde yaşayan insanlar, Havas ilmi ile çok çeşitli şekillerde ihtiyaçlarını karşılamıştır. Eski uygarlıklar Havas ilmi bilgilerini birçok farklı yöntem ile öğrenmiştir ve hala bazı insanlar bu yöntemlerin ruhani boyutlardan gelen varlıklardan öğrenildiğini söylemektedir. Bu düşüncenin temel kaynağı ise; Bakara Suresi, 102. ayette geçen Harut ve Marut isimli iki meleğin hikâyesine kadar dayanmaktadır.

Hem meleklerinde hem de cinlerin bildikleri, insanlık için indirilen kutsal kitap ve kelamların gizlemek ya da isimlendirmek için bazı sembol, harf, şekil ve ya çizgilerden oluşan bir takım tılsımlar oluşturmuştur. Kullanılan sayılarda birçok zıtlık olduğu da görülmüştür. Bu işi kaynağından öğrenmeyen ve kopyacılık yolunu seçenlerde, zıt veya yanlış uygulamalar ortaya çıkmıştır. Günümüzdeki büyücülük; kitaplarda yer alan kullanılan ya da görülen tılsımların zaman mekân yanlışlığı yapılarak kullanıldığından, çoğunun herhangi bir sonuca ulaşmadığı ya da kurallara ve şartlara uymadığı için zıt etki yarattığı görülür. Bu durumda uygulanan kelam ve sembollerin ilahi metinler olmayıp, cinlerin isimlerinden üretilmiş tılsımlar olmasından kaynaklanmaktadır. Bazı tılsımlarda da melekler âleminden bir meleğin isimi de kullanılarak, daha iyi tılsımlar yapılmaktır. Bu aşamada asla unutulmaması gereken konu; Havas ilmi ile büyücülük yaparken kullanılan tılsım ve yazıların oldukça büyük bir bölümü çok eski kavimlerden kaldığından ve bu kavimlerin kullandığı yazı biçimi bizden çok farklı olduğundan, günümüze gelene kadar bu dillerin birçoğu unutulmuş ya da büyük oranda zarar görmüştür. Bu tür kadim uygarlıkların olduğu bugün bilinmektedir ve günümüzde unutulan eski dillerden bazıları şu şekildedir; Atlantis kavmi Mi dili, eski Kipti kavmi İbranice, Arapçanın eski lehçeleri, eski Süryanice ve eski Mısır lehçeleri olarak sayılabilir. Havas ilmi ile büyücülük yapılırken de geçerli olduğu gibi genel olarak büyü yapmak; ayet ve esmaların kuvvetlerini ve güçlerini bilerek, bunları gerekli olduğu şekilde kullanmaktır. Çünkü esmaların ve ayetlerin bilinin yani gerçek anlamı olduğu gibi, aynı zamanda gizli yani batını anlamları da vardır.

Bu durumun daha iyi anlaşılması için bir örnek vermek gerekirse; kelimelerin tamamı ruhsuz ve cansızdır ki insan bu kelimelere konuştuğu zaman anlamlar yükleyerek onların ruh ve can kazanmasını sağlar. Ancak Havas ilmi kullanılarak büyücülük yapanların kullandığı bu kelamların ağızdan çıkışının da bir seviyesi ve marifeti vardır ki bu duruma kelam ilmi, kelamın ilimi denir. Havas ilmi ile büyücülük yapmak için kelamların ruhlandırılması yeterli olmayarak, bu kelamların dil ile kudretli hale getirilmesi gerekir ki böylece istenilen etki oluşturulabilsin. Çünkü Havas ilmi büyücülük konusu bu kelamlar kudretli hale getirildiği zaman bir anlam taşır hale gelir ve böylece kudretli ruhlar yani kelamlar etki sahibinin olur.

havas Havas ilmi ile büyücülük yaparken kullanılan kelamlar hakkında daha ayrıntılı bilgi vermek gerekirse; bu kelamlar yani şekiller dairesel biçimde olup, iç içe geçmiş halkalar gibidir. Bu arada anlatılan dairesel dolanmış figürler, bir sırrın diğer bir sır ile iç içe geçtiğini ya da örtüldüğünü betimlemek için kullanılır. Böylece havas ilmi ile büyücülük yaparken mana âlime geçmenin tek bir sırra vakıf olarak bir kapısı aralamaktan ibaret olmadığı da anlaşılmış olur çünkü her kapının ardında, yeni bir sırra vakıf olmadan açılmayacak bir başka kapı daha vardır. Yani bu sırlara vakıf oldukça kullanılan her kelam, sırlar âlemindeki yeni zorlukları doğuracaktır ve her engelin açılması için yeni bir sırra vakıf olmak gerekecektir. Güçlü bir teslimiyet, sağlam bir irade ve koşulsuz şartsız iman; bu engelleri aşarak sırlar âleminin kapılarının ardına açılması için Havas ilmi kullanıcısında bulunması gerekenlerdir ki bu süreç sürekli devam eder. Havas ilmi dâhilinde büyücülük yapmak için öğrenilen tüm sırlar kişiye mutluluk getirmediği gibi, omuzlarına çok ağır yükümlülükler ve sorumluluklar da yüklemektedir. Bilinen büyülerde; harflerin üzerindeki değerler nesnelere ve cesetlere, sayı ve düzenler ise ruhlarla ervaha yönelik etki de bulunur ancak Havas ilmi büyücülük için kullanılan iç içe geçmiş daireler ise bunların tamamı üzerinde etkili ve tamamını kapsamaktadır. Havas ilmi büyücülük yapan kişiye her ilimden bir lokma aldırır ve sırlara mazhar olmayı sağlar. Harf ve sayılar olarak tanımlanabilecek; kelam, eylem, sır, tılsım ve çizgilerdir ve bu harflerin de sayıların da tamamının kendine has incelikleri, nüansları vardır. Tamamının sırları, nice sırlarla örtülmüştür. Yani asıl kaynaktan gelmişlerdir. İşte Havas ilmi ile büyücülük konusu; bu harf ve sayıların sevgi, nefret, kahriye ve hikmet gibi durumlar ve hisler üzerine etkileşimde bulunmasıdır. Havas ilmi ile yapılan büyücülük ile etki altına alınabilecek o kadar çok şey vardır ki; mevsimler, bazı mekânlar, denizler, kara parçaları, ruhlar, canlı ve cansız varlıklar, ruhlar âlemindeki bazı varlıklar, cinler ve daha birçok şeyin kudretini ve ilmini kullanarak şifa, sevgi ve nefret etkisinde bulunulabilir. Tüm bu büyücülük işleri için; harfler, burçlar, çizgiler, daireler, esmalar, ayetler, maddeler, yıldızlar, canlı ya da cansız nesneler kullanılır ki bunlara büyük bir maharet, bilgi, sabır, ilim, hikmet ile yaklaşmak ve sırlarını birer birer olması gerektiği şekilde açığa çıkartmak gerekir. Tüm bu etkiler ve haller dışında birçok başka etkiyi oluşturmak için daha farklı haller ile etkileşime geçilmenin öğrenilmesi, Havas ilmi ile büyücülük serüvenin sonsuz ilmi dâhilindedir.

Havas ilmi ile büyücülük yapılmasında kullanılan tüm yöntemler, özün özü yani asıl kaynaktan gelmiştir ve işte bu nedenden ötürüdür ki; Havas ilmi etkileri bir hesap ile başlayarak, Rabb’ın Rahmetin yani yukarıdan gelen ilim ile devam eden bir uygulamadır. Ledün ilmi olarak bilinen bu sonsuz deniz, etkisi ile özün de özünü kapsayan sözün sırrıdır. Bu nedenle Havas ilmi ile uğraşarak büyücülük yapan kişilerin bildiklerinin anlatmamasının nedeni; üzerlerinde vebal oluşacağı, yanlış anlayanlar olacağı, bazı yasaklara ve nasihatlere uymayanlar olabileceği, öğrenilen Havas ilmi ile kötülük yapılacağı gibi nedenler yüzünden bu sırları kendilerine saklarlar. Havas ilmi uygulayıcı ve vakıf olduğu sırlar ile büyücülük yapanlar, birçok olayın gerçekleşmesi ile değil yaklaşması ile insanların bu durumu anlayacağını söylemektedir